
Büyük ödül, Rumen yönetmen Cristian Mungiu’nun ahlaki bir dramı merkezine alan karmaşık yapımı Fjord filmine gitti. Başrollerini Sebastian Stan ve Renate Reinsve'nin paylaştığı film, çocuk refahı sistemine takılan bir çiftin hikayesini anlatıyor. Bu zaferle Mungiu, sinema tarihinde Altın Palmiye’yi iki kez kazanan 11. yönetmen unvanını aldı. Ayrıca filmin haklarını festival öncesi alan Neon şirketi, üst üste 7. kez Altın Palmiye kazanan filmin dağıtımcısı olarak kırılması güç bir rekor kırdı.
Büyük Ödül (Grand Prix): Geçirdiği ağır hastalıktan sonra sinemaya muhteşem bir dönüş yapan Andrey Zvyagintsev'in yolsuzluk temalı gerilimi Minotaur ödülü kucakladı.
En İyi Yönetmen: Ödül bu yıl iki yapım arasında paylaşıldı. La Bola Negra ile Javier Calvo & Javier Ambrossi (Los Javis) ve Fatherland ile Paweł Pawlikowski ödülün sahibi oldu.
En İyi Kadın Oyuncu: All of a Sudden (Soudain) filmindeki performanslarıyla Virginie Efira ve Tao Okamoto ödülü paylaştı.
En İyi Erkek Oyuncu: Lukas Dhont’un yönettiği Coward filmindeki rolleriyle Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne ödülü kazandı.
Kamera d'Or (En İyi İlk Film): Ruandalı yönetmen Marie-Clementine Dusabejambo, festivalde gösterilen ilk Ruanda filmi olan Ben’imana ile bu prestijli ödülü alarak tarihe geçti.
Festivalde "Yaşam Boyu Başarı" niteliğindeki Onursal Altın Palmiye ödülü Barbra Streisand'a takdim edildi. Efsanevi sanatçı törene bizzat katılamasa da, onun ricası üzerine ödülü sahnede usta oyuncu Isabelle Huppert aldı ve Streisand’ın sinema tarihine geçen kariyeri için duygusal bir konuşma yaptı:
“Bu çılgın, değişken ve her geçen gün daha da parçalanmış görünen dünyada, bu festivalde birçok ülkeden sanatçının etkileyici filmlerini görmek güven verici. Sinema bizi birleştirme, kalplerimizi ve zihinlerimizi açma gibi büyülü bir yeteneğe sahip.”