Oscar'a giden yolda izlediğimiz filmler.
Gönderilme zamanı: 24 Oca 2026
İlk izlediğimde o kadar benimseyemediğim bir film oldu Sinners. Film ile bağ kurmamı engelleyen temel sorun Vampir Mitini ele alışı ile ilgiliydi. Klasik vampir filmlerine benzeyen ama onunla tam ilgisi olmayan işleniş şekli beni rahatsız etmişti. Drakula kitabının özel edisyonunu okuduğum bir dönemde bu mitin ciddiyete alınmaması bu duygumun ana sebebi oldu. 16 dalda oscara aday gösterilince film inceleme etkinliğine konuk olması kaçınılmaz hale geldi. Filmi yeniden izlediğimde ilk izleyişimden farklı bir tat aldım filmden önyargıları kenara bırakınca bir çok açıdan iyi bir film Sinners. Asıl meselesinin siyahi toplumu kuşatan ötekileştirme olduğunu anlayınca hikayeye daha çok dahil oldum. Geçe karanlığında rengarenk dünyasıyla ben buradayım diyen açılış mekanı ve onu kuşatan saf kötülük düşüncesini daha net anladım. 16 dalda aday gösterilmesini haklı bulmasam da bazı kategorilerde çok güçlü bir film Sinners. 3 ya da 4 kategoride akademi ödülüne ulaşacağını düşünüyorum. Ama 16 adaylığı düşünürsek 16 Mart'taki ödül töreninin parlak geçeceğini söyleyemem. Orijinal Senaryo, yeni kategorimiz Kadro, Sinematografi (Görüntü Yönetmenliği) ve Kurgu kategorilerinde ödüle oldukça yakın.En İyi Film
En İyi Yönetmen (Ryan Coogler)
Başrolde En İyi Erkek Oyuncu (Michael B. Jordan)
Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu (Delroy Lindo)
Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu (Wunmi Mosaku)
En İyi Özgün Senaryo
En İyi Kurgu
En İyi Görüntü Yönetimi
En İyi Yapım Tasarımı
En İyi Kostüm Tasarımı
En İyi Özgün Müzik
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı
En İyi Ses & Görsel Efekt
En İyi Özgün Şarkı ("I Lied to You")
En İyi Kadro
www.youtube.com/watch?v=S7jo5Cr6WUA
Filmde en sevdiğim sekans " I Lied To You Song" şarkısının çaldığı bölümdü. Kökenlerini müziğin ruhlarla iç içe geçmiş doğasından aldığını da aktardığı o farklı zamanlarla bezeli anlatı çok hoşuma gitti. Ortaya koydukları Blues ve benzeri müzikleriyle birbirine kenetlenen ve bütün acılarıyla var olmayı başaran bir tarihi geçit gibiydi bu sahne.
Görüntü yönetimi özellikle ateşin alev tonları ile buluştuğu kameranın çerçevesini tamamiyle doldurduğu sahnelerde oldukça etkileyiciydi. Karakterler ile hareket eden durağan olmayan kamera kullanımı bu filmin ruhuna çok yakışmış. Görüntü yönetmenliği konusunda hiç bir söz söyleyemem filme.
Kesinlikle izlenilmesi gereken harika bir kurguyu da unutmamam lazım. Hem karakterlere yeteri alanı açan hem de akışını hiç sekteye uğratmayan temponun yavaş yavaş kendinden emin adımlar ile yükseldiği bir anlatı yapısına şapka çıkarmak lazım.
7/10