Robert De Niro’dan Donald Trump’a "Midnight Run" Referanslı Gönderme!
Gönderilme zamanı: 16 Haz 2026

Sinema dünyasının usta ismi Robert De Niro, New York'ta katıldığı ve İfade Özgürlüğü'nü odağına alan “Rise Up” etkinliğinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Donald Trump’ın 80. yaş günü kutlamalarına alternatif olarak düzenlenen etkinlikte sahneye çıkan 82 yaşındaki Oscar ödüllü aktör, Trump’ın son dönemdeki siyasi söylemlerine kendi sinema kariyerinden unutulmaz bir replikle yanıt verdi.
İfade özgürlüğü konusunda tavizsiz biri olduğunu belirten De Niro, "Sevmediğim söylemlere karşı bile ifade özgürlüğünü savunurum ki etrafta sevmediğim pek çok söylem var. Hoşuma gitmeyen bir şey duyduğumda, yanıt vermek için kendi ifade özgürlüğümü kullanırım" diyerek tepkisini dile getirdi.
"Midnight Run" Repliklerinden Dört Kelimelik Yanıt
Robert De Niro, konuşmasında Trump’ın geçtiğimiz günlerde dile getirdiği "Amerikalıların mali durumunu düşünmüyorum, zerre kadar bile" şeklindeki ifadelerine atıfta bulunarak sert bir çıkış yaptı ve "Shut the fuck up" (Kapa çeneni) dedi.
Bu sert sözler, De Niro'nun başrolünde yer aldığı 1988 yapımı kült komedi filmi Midnight Run’a doğrudan bir gönderme taşıyor. Filmde De Niro'nun canlandırdığı Jack Walsh karakteri, Charles Grodin tarafından canlandırılan Jonathan Mardukas karakterine tam olarak bu replikle ("İşte sana iki kelime: Kapa çeneni") yanıt veriyordu. De Niro, Trump'ın "Enflasyonu seviyorum" sözlerini hatırlattığı esnada ise salondaki izleyiciler hep bir ağızdan bu ikonik film repliğini haykırmaya başladı.
"Ülkemi Yeniden Sevmek İstiyorum"
Konuşmasında bugünün vatanseverlik anlayışı ile aile içi istismar arasında bir bağ kuran usta oyuncu, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Bunu söylemekten nefret ediyorum ama ülkemizi sevmek, istismara uğramış bir eşin kendisini istismar eden kişiyi sevdiğini söylemesine benzemeye başladı. Aptalca ve zalimce savaşlar başlatan, binlerce masumu öldüren ve dolaylı olarak milyonlarca insanın ölümüne ve acı çekmesine neden olan bir ülkeyi sevemem. Milyonlarca insanın sağlık hizmetini elinden alıp bu parayı Trump-Epstein sınıfındaki dostlarını zengin etmek için kullanan bir ülkeyi sevemem. Sokaklarda vatandaşları vurmak, komşularımıza işkence etmek ve aileleri ayırmak için maskeli milisler gönderen bir ülkeyi sevemem. Irkçı, kadın düşmanı, yabancı düşmanı bir tiran tarafından yönetilen bir ülkeyi sevemem. Ve açıkça söyleyeyim: Donald Trump ve onun dalkavuk Kongresi tarafından yönetilen bir ülkeyi sevemem. Ülkemi yeniden sevmek istiyorum. Ülkemi geri istiyorum."
İki İsim Arasındaki Dinmeyen Gerilim
Bu olay, De Niro ile Trump arasında yaşanan ilk sürtüşme değil. Bu yılın başlarında Trump, De Niro da dahil olmak üzere Kongre Üyeleri Ilhan Omar ve Rashida Tlaib gibi bazı muhaliflerinin sınır dışı edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda De Niro'yu "akli dengesi bozuk", "düşük IQ'lu" ve "ne yaptığını bilmeyen" biri olarak nitelendirmiş, hatta oyuncunun ifadelerinin "suç teşkil ettiğini" öne sürmüştü. Trump ayrıca De Niro'yu, kendisinin vatandaşlıktan çıkarma tehditlerinin ardından İrlanda’ya taşınan ünlü komedyen Rosie O’Donnell ile kıyaslayarak hedef almıştı.