49. sayfa (Toplam 52 sayfa)

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 25 Oca 2026
gönderen svsknr

İlk film, vakit öldürmek için güzel bir seçenekti bence ama ikinci film biraz boğucu geldi. Sanki her sahnenin gelişi, bir öncekinden belli ve film baştan sona, izledikçe hatırladığınız bir anı gibi...

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 26 Oca 2026
gönderen Commander Dragonlord


Sistem eleştirisi ve adalet gibi derin mevzuları bir kenara bırakacak olursak (!) film soluk soluğa izlenen bir yapım olmuş. Öte yandan yargıçların etten kemikten insanlar olduğu ve yargılamanın yıllarca sürdüğü davalarda adaletin tecelli ettiğini söylemek zor.
Gizli İçerik
Bu mesaj panosunda gizli içeriği görüntülemek için kayıt olmanız ve giriş yapmanız gerekmektedir.

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 26 Oca 2026
gönderen denisilin


Sessiz, sakin ve kendi halinde bir yapım. Billy Burke kara mizah ve taşlama ile dolu bu filmi taşımaya çalışmış. Şart değil fakat izlenir bir film! Hemlich manevrası ile bizim uçan Sabri bey muamelesi gören bir adamın hikayesi…

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 26 Oca 2026
gönderen denisilin


Stefan Zweig’in çoğu romanını okudum ama bunu hiç bilmiyordum. Oldukça ağır ilerleyen ve sıkıcı bir film. Konusu itibariyle de buna müsait lakin izlemesi ve tamamlaması oldukça zor! Dram severlere belki hitap eder gibi…

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 27 Oca 2026
gönderen Commander Dragonlord


Robert Redford uykusunda ölmüş diyorlar... Ne güzel bir ölüm, değil mi... Acı çekmeden, hastalanmadan, yavaş yavaş eriyip gitmeden... Uykusunda, rüya görürken ölmüş. İşte ben de bir gün böyle ölmek isterim. Bir gün uykuya dalıp, bir daha uyanmamak. Düşler âleminde gezinirken, öte âleme göçmek.
Bugün işte böyle rüya gibi bir film izledim. Mascha Schilinski'nin "Düşüşün Tınısı". Yahu böyle güzel filmler çekilebiliyor da biz niye çekemiyoruz?, diye soruyor ister istemez insan kendine. Kuzey Almanya'da bir çiftlik. 20'yüzyılın başlarından sonlarına dek, bir ailenin dört nesile yayılmış yaşamından kesitler. Bu kesitler arasındaki geçişler son derece belirsiz. Bir bakmışız günümüzdeyiz, bir bakmışız Doğu Almanya'dayız, bir bakmışız yüzyılın başlarındayız. Doğrusal olmayan bu anlatı tarzı ilk başlarda biraz kafa karışıklığına yol açıyor ama sonra taşlar yerine oturdukça, ne tür bir muazzamlıkla karşı karşıya olduğumuzu idrak ediyoruz. "Öldükten sonra ne oluyor?" diye soruyor filmdeki karakterlerden biri. Kimse bilmiyor ki neler olduğunu... Kimileri cennete/cehenneme gideceğimizi söylüyor, kimileri toza toprağa karışıp yok olacağımızı... Kimileriyse bu yaşamda yaptıklarımızın gelecek yaşamlarda yankılanacağını. Gök kubbede baki kalanın hoş bir seda olacağını... Kimse bilmiyor öldükten sonra tam olarak neler olacağını... Fazla anlatıp merakınızı öldürmek istemiyorum. "Film nasıl çekilir?" diye merak eden genç yönetmenler varsa eğer, bu filmi tekrar tekrar izleyip, feyzalmalarını tavsiye etmekle yetiniyorum sadece. :-({|=

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 28 Oca 2026
gönderen kuzeydebiryer


18. yüzyılda Venedik'te bir yetimhane'de geçen kısa ama hüzünlü bir hikaye. Klasik müzik deyince ilk akla gelen isimlerden biri olan Vivaldi'nin rahip olarak yolu bu yetimhane'de geçer. Burada yetim kızlardan oluşan bir müzik topluluğuna hocalık yapar. Cecilia'nın o kendine has doğası ve müzik yeteneğini fark eden Vivaldi onu baş kemanist yapar.

Cecilia'nın içine sıkışıp kaldığı bu yetimhane, Venedik'in burjuvazisinin yardım görünümünde burayı kuşatması Filmin her anına siniyor. Yetimhanedeki kızların kırmızılar içerisine bürünmesi Bana doğal olarak "The Handmaid's Tale" dizisini hatırlattı. Hakim olan ataerkil çarklar içerisine sıkışan genç kızların kendilerine çıkış olarak sunulan yolu gözyaşları ile karşılaması filme gerçeklik katıyor.

Vivaldi ile Cecilia arasındaki çekimin gerilimi fazlasıyla hissediliyor. Özellikle Vivaldi'nin kritik anlarda yaptığı seçimler onu çarkın dişlileri arasına itiyor. Dört Mevsim eserinin bu dönemde yazılmış olması çok önemli bir ayrıntı. Cecilia'nın beslediği umutlar ve arzuladığı Özgürlük ile bu eser arasında kurulan bağ belli belirsiz bırakılmış.

Dönem ve Biyografi filmi sevenler için iyi bir tercih olacaktır.

7 / 10

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 28 Oca 2026
gönderen denisilin


Ruby Modine Shameless dizisinde izlediğimden beridir beğendiğim kadınlardan... Buna benzer rolleri vardır, filme yakışmış. Başlarda biraz basit geldi ama ilerledikçe çekti içine diyebilirim. Biraz komedi, biraz fantastik korku, gerilim ile izlenir bir film denebilir. Lakin üst kalite demek zor!

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 28 Oca 2026
gönderen denisilin


Dave Bautista, Jason Momoa, Morena Baccarin, Claes Bang, Stephen Root ve Jacob Batalon gibi bildik oyuncularla, keyifli, bildik tarzda bir yapım. Konuya girişi ve süresi biraz uzun, onun haricinde izlenir bir yapım olmuş. Abi kardeş rolü yakışmış iki oyuncuya... Manzaralar çok güzel... Sonda çalan Phil Collins - Take me home şarkısı hem iyi geldi, hem adamın halini hatırlatıp üzdü!

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 28 Oca 2026
gönderen kuzeydebiryer


K Pop İblis Acvıları'ndan sonra Akademi Ödülü İçin rakibi Zootropolis' I izledim. Oldukça eğlenceli bir anlatısı var. Alıştığımız ve biraz da sıkıldığımız bu tarzı daha eğlenceli kılmak şu anda başarılı bir çözümse de ileride bunun da tıkanscağı besbelli.

Zootropolis bence K Pop dan kat ve kat iyi bir animasyon. K Pop'un soundtrack'I hariç sevilecek fazla bir yanı yoktu. Çok basit bir hikayeyi Seul’deki atmosferle, Kore kültürünün unsurlarıyla bir yere getirmeye çalışmışlarsa da bir yere varamamışlar.

Disney stüdyoları güvenli limanı İyi kullanıyor. İyi ile kötü arasındaki gerilimi eğlenceli karakterler ve diyaloglar ile harmanlama da artık büyük bir usta olmuşlar.

Kesinlikle izlenilmesi gereken bir animasyon.

7 / 10

Bugün Hangi Filmi İzlediniz?

Gönderilme zamanı: 30 Oca 2026
gönderen denisilin


MeatLoaf meşhur şarkısı I’d Do Anything for Love (But I Won’t Do That) ile gönülleri fethetmiş bir sanatçı… Ayrıca Gary Busey ile olan diyalogları hep dikkat çekmiştir! Filmde görünce bahsetmeden geçemedim, covid dönemi göçtü gitti adam… Filme gelirsek katili araştıran, yavan mahkeme ve polisiye diziler gibi, vasat bir yapım.