Reklam engelleyici tespit edildi: Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar gösterilerek ayakta kalmaktadır. Lütfen web sitemizde reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün.
Karısı teröristlerce öldürülen CIA memurunun çalıştığı kuruma olan inancı zedelenir. Sistemi irdelediğinde öğrendiği bilgilerden rahatsız olması onu kendi savaşına sürükler. Kurduğu tuzaklarla hem teröristlerden hem CIA içindeki kokuşmuş üst düzey yöneticilerden intikamını alır.
Filmin İstanbul sahnelerinde rahatsızlık verici görüntüler olsa da kadro filmi ayakta tutuyor.
Film türünün vasat örneklerinden. Gerek Leslie Nielsen gerekse Mike Myers benzer konularda o kadar başarılı filmler yaptı ki; bu film sadece güncel konusu ile tutunmaya çalışmış.
Uzun lafın kısası; harcayacak 1saat 57dakikanız varsa gidin başka filmde harcayın.
Eskinin hızlı gençleri… Netflixte denk gelince izledik hanımla… Kadroya bakınca insan yaşlandığını hissediyor! Tara Reid ne kadar güzeldi, Michael Rosenbaum ise Smallville dizisindeki üstün Lex Luthor performansından sonra bir türlü beklenen sıçramayı yapamadı bence… Neyse sürprizli, gerilimli eski tar bir korku isteyenlere birebir der, iyi seyirler dilerim.
Neyin nereye gittiği belli olsa da, Aang ve ekibini özlemişim. Ayrıca alıştığımız anlatım tarzı yine mevcut! Kaçırmayın!... Filmini doğru düzgün yapamadılar lakin animasyon çok güzel olmuş, devamı da gelecektir!
“Ford v Ferrari”, James Mangold’un yönetmenliğinde hem hızın hem de insan ruhunun sınırlarını anlatan bir film. Christian Bale ve Matt Damon’un güçlü performanslarıyla, yarış sahnelerinin adrenalini kadar karakterlerin içsel çatışmaları da izleyiciyi etkiliyor.
Müziklere bayıldım! Ambiyans, tarzlar yine şahane... Oyuncu kadrosu gayet iyi... Yalnız bu Rebecca Ferguson güzelliği, karizması nedir arkadaş yahu! Çok sevilen dizilerin finalleri ya da dönüş filmleri fanlar tarafından genelde beğenilmiyor sanki... İzlenir, sağlam bir film olmuş bence...
Daha önce filmlerini izlemediğim yönetmenlerin filmlerini seçmeyi ayrı bir seviyorum. Tayvan yeni dalgasının yönetmenlerinden Edward Yang ile tanışmak için seçtiğim ilk film Taipei Story oldu. Kentin yabancılaşan değişimi içerisinde yalnızlaşan ve şehrin yansımaları arasında kaybolan insanların öyküsü. Çekim teknikleri açısından farklılığı ile beni yakaladı. Karakterlerini geri plana çekerek mekanı ön plana çıkartan açıları ile benim beğenimi topladı.